Aşk-ı Muhterem

Aşk-ı Muhterem

Edebiyatın yeni sesi...

BANA BİR MASAL ANLAT BABA (!)

3/10/2009

BANA BİR MASAL ANLAT BABA (!)

…//Bana bir masal anlat baba içinde tüm oyunlarım kurtla kuzu olsun   şekerle bal …//

Bir masala inanacak yaşı çoktan geçtin diyorum kendi kendime. Devrildi yıllar/yollar ve her sondan arta kalan bir sürü kelime yığını. Anlamsız bocalamalar ve dökük binaları andıran hüznüm herzamankinden daha çok eşlik etmekte benliğime… Yaşam provaları günümü süslüyor ya da kirletiyor çocukça kahkahalarımı…
Oyunlarım sokak kapısına en uzak şimdi. Hangi günün ıslak yamacında kaldı bilimiyorum ebe   olduğum zamanlar… En son bendim ebe ve arıyorum hala ne aradığımı neden aradığımı bilmeden. Oyunlar eskisi kadar masum değil baba! Her oyun bir yalan üstüne örülü ve kazandıklarının senden götürdükleri daha fazla. Kazandıkça kaybediyoruz aslında bilmeden...

Kurtla kuzuyu dahil ettik oyunlarımıza baba. Hep beraber yağ satarım bal satarım oynuyoruz. Kurt ebe oluyor ne yağa dokunuyor ne bala. Kurt ebe oluyor yalnız kuzuyu alıyor bir şey demiyoruz. Şunun şurasında
oyun oynuyoruz. Şen kahkahalarımız gökleri dolduruyor sonra. Gözlerimizin mührüne el basıyor şahitlik edenler. Körebede bağlanmıyor artık gözler mendille..

…//Baba bir masal anlat bana içinde denizle balıklar yağmurla kar olsun güneşle ay…//

Denizleri özlüyorum ben . Dalgalarına korkularımı bırakmaya hasretim…Bir deniz masalı anlat bana. Bu ister simbad  olsun ister yel değirmenleriyle savaşan Don Kişot..  Su olsun içinde duruluk olsun yeter ya da alacalı ruhumu tek renge çevirecek su rengi konsun sulu boyalara… Her gemi demirleyince limana uzaklardan bir selam getirsin, bizden bir tutam su götürsün can yangınlarımıza…  Söndürmesinde biraz kısık bıraksın tadına varalım yangınlarımızın… Deniz aşırı dostlarımız olsun canımızın en ücrasında.ruhumuza fatiha okuyanları artırmak niyet(im) belki ..
Yağmurlara sığdırmak istiyorum tüm yaşanmış mutlu dönem hikayelerimi. Yağmurla başlasın yağmurla bitsin ve ardından toprak koksun yeryüzü… Eskiden gökkuşağının altında geçme yarışlarımız vardı.. İlk geçen ben olacağım diyordu her birimiz.. Şimdi kuşak terketti bizi.. Ebruli renkler griye boyandı…

Artık yıldırımlar süslüyor ,  yağmur sonralarını çocukluğumdaki gibi kokmuyor toprak..  Kolla yıldırımları baba daha rüyalarımda gökkuşağından geçeceğim... Güneşe selam durup dolunayda hüzünleneceğim aşklarım için… Kolla yıldırımları ki düşmesin toprak kokulu rüyalarıma…
Deniz  kızı masallarıyla uyut beni baba… Yüzünü çıkarmadan dünyaya uykuya dalayım..

Bana bir masal anlat baba içinde tüm sevdiklerim içinde İstanbul olsun…



İklima Mert

şehrengiz dergisi -2

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
1 yorum yazilmistir

2009-11-08 23:24:00 - merhaba

Yazan:
saygı değer yazarım sayfanızda bu güzel yazıları okumak ne hoş sizi alkışlıyorum tebrik ederim çok ustaca bir yazı yazınız akıcı eğitici gururverici buldum.inşallah bundan sonra yazılarınızın takipcisi olacağım .tekrar sizi kutluyorum sevgi ve saygılarımla.yazdıran yüreğiniz ve yazan kaleminiz daim olsun.
Bağlanti :: ::

« Önceki -