![]()
![]()
Dil araste...
içini terk-i diyar edenlere...
Dil araste,
Yokluğunun uçurumunda yine her yanım.Titrek cümlelerim sen öksürmede.Sen diye dalgalanmada deniz.Güneş adınla doğmakta ve gün hayalinle yitmekte.Sıkıca tuttuğum dünler avucumda.Geç kalmış avunmalara mahsuben...
Nisanı mısın lisansız kalmış yağmurlarımın.Adınla başlayan her hayal başım üstüne dedim ve gittin...Gittin de dengesini kaybetti düşlerim.Gittin düştüm en işlek yalnızlığın ortasına.Tanıdık telaşlarım yok dönüşü olmayacak yollarımda..
Dil araste,
Varlıkla yokluk arası bir a'raftayım.Tutmadın elimden yalnızlığımın.Çekmedin ömrümü ayazlardan senli cennetine.Düşlerim uçurum yokuşlarında.Mavilerim yastık altlarında.Bir sen vardın bir ben yoktum işte.Az gittim, uz eksildim yetişemedim bir arpa boyuna...
Ah! un ufak eden bendeki beni.İçime sığmaz bilirken suretini,dışıma düşman eden sevgili..Hangi hazan yortusundan geçtin de bu kadar ıraksın...
Dil araste,
Koyu bir eylül hüznüyle sol yanım kıvranıyor.Benliğim üşüyor zerrelerinde.Karasını giymiş gecenin, maviye özlemini çekiyorum üzerime sen niyetine.Saatler seni vuruyor,varlık sen oluyor.Armağan olsun varlığım tüm sensizliklere...
En derin kuyudan daldın içime.Daldın ve boğuldu sözlerim hiçliğimde.Kaç sensizliğin toplamı bir ölüm ederdi?Daha kaç giz çözmeliyim,kaç ceset toplamalıyım sana varmak için...
Dil araste,
Babilin asma bahçesinde mi asılı kaldı sesin.Yuttun mu serzenişlerimi de bu kadar sus adın.Gülüşleri yağmalanan o biçare sen misin?
Gülüşüne kan dökmeye razıydı gözlerim.Şimdi en esrik yanlarınla haykır cümlelerini...
Ne Juliette gibi ithal, ne Aslı kadar yerli hislerim.Çağın en hoyrat yanışıyla sesleniyorum sana...
Bil ki; sevmek yanmayı göze almaktır...
İklima Mert
yirmialtıekim ikibinsekiz...