Aşk-ı Muhterem

Aşk-ı Muhterem

Edebiyatın yeni sesi...

SÖZE DÜŞEN HEM İLK HEM SON NAĞME...

2/3/2009

Söze düşen hem ilk hem son nağme...

Adına yar dediğim yüce gönüllüye,

Sana uzak satırların gölgesinde yazıyorum.Hayal yüklü geceyi kirpiğinden asıyorum.Hatır-ı nişanem tüm sensizlikler..Bir hilal gecesi şavkın vurdu yüzüme .Bir hasret gecesi ,eşiklerimden atlayıp buldurdu seni bana...

İki söz ötesi gurbet sevdiğim.İki söz ötesi hicran,yangın..Sözler kaleme hayran ,kalem sana naçar...

Belkilerle dolu ansızlıklar var hücremde.Belki sende biterdi bu yolculuk.Belki beni bilirdi adına yar dediğim.Belki...Belki işte...Senden sonra yetim kaldım sayfalarda.Sana yetimlik gayrı helal oluyor.Soluyan her nefes kadar sana yalnızken Hakk'ı anan her yürek kadar sana coşkunken susma bana...Acıt içimi..Kanat gözlerimin mercan maviliğini.Susmalarla çoğaltma yalnızlığımı.

Ellerim boşlukta sallanıyor.Bir kelebek kanadına imrenerek katıksız çoğalıyorum benliğine.Bir kelebek kadar renkliydin oysa.Gece kadar karanlık...

Aşkın karaborsası yalan oldu şimdilerde.Aşk kalbur üstünde.Aşk simurgda aşk Babilde.Aşkın adı sen sonu sen.Haykırmak vardı şimdi bilmediğim bir lisanla adını.Gel diyemeyişimi,Git diyemeyişini duymak isterdim.

Bir sır gibi saklıyorum seni sevdalardan.Sonu  hazan olsada..Kendime bıraktım adının başharfini.Hayalin saklı çekmecede..

Eylülü severdin...Eylülce heveslerin vardı senin.Hüzün bulutundan yapılma bir salıncaktın.Gelgitlerle dolu bir seremoni ruhuna yansıyordu..Bir vardın bir yoktun işte.Masallara yaraşan kahraman gibi.
Eylülü severdin,severdim eylülü.Hadi gel eylülce dokun düşüme.Erit sensizliğe düşen sencilliğimi.

Anına misafir oluşum ihtimalsiz bir heceydi.Gelecek zamanın hayal kipine yükledim cümlelerimi.Öznesi sen yüklemi sen...Nesnesi zaten hiç olmadım.

Şavtı kaymış bir aşk emaresi işte.Ömrüne yabancı bir tellal oldum düştüm eline.Mesut insan portresi çizsede gözlerim,dilime sığınan acının cıngıllı sesi.Altı üstü sevda olsam ne yazardı...

Platonik kahramansın sevdiğim.Ütopik rüyalarıma can veren..Bir can derken bin can olan sensin.Nakış nakış işliyorum seni aleme.Alem kör alem sağır.Ne bilsin alem acının meali nedir...

Gel diyordum sana gel.Gel rahmet ol çiğ tutmayan yanıma.Sağanak sağanak yağ çöl yalnızlığıma.Yağ ki saksıdaki kuru günüm yeşersin.Yağ ki sokaklardan aksın sevdamın nişansız emaneti.
Öyle yağ ki kaybolsun boğulsun kimliksiz acı.Temizlensin cümle günahlar...

Yağmur sonrası gibi doğmuştun gri kentime.Isınmıştım gözlerinde,ısınmıştık.Yanmıştı sevda en cesur halini takınarak.Bir yanışa mı sebeptin?Serin hazan mıydı kuytunda sakladığın?Bilemedim...Ben seni hiç bilemedim..Bilmemi istemedin vuslata yakılan çehreni..

Şimdi ihtimalsiz ihtimallerde yollarım.İhtimali bile olmayacak bir candım.Ne bilmeler çağlıyor artık sahnemde ne acıdan dem vuruluyor...Ben seni bilmekten vazgeçtim...Sende bilme beni...

iklima mert

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »